YİNE GELİP GEÇTİ BİR SEZON

 

Yine gelip geçti bir sezon… Ama bu sezonun anlamı büyüktü . Kulüp tarihindeki kazanılan ilk Türkiye kupası sezonun  en büyük başarısıydı . Sezonun ilk haftaları inişli çıkışlı  geçse de  sonradan istikrar sağlandı diyebiliriz . Hedef her ne kadar normal sezonu ilk dört içinde bitirmek olsa da 6.lıkla biten bir sıralama oldu. Kadromuzun diğer sezonlara göre bütçesi biraz artmışsa da  rakiplerimiz  kadar bütçemiz yoktu. Fakat Karşıyaka ruhu  her şeyin önüne geçiyordu. Bunu her  fb ,gs,bjk,efes maçında görebiliyorduk . Eski takımlarında kendini  kanıtlayamamış Türk oyunculardan  oluşan  kadronun yabancı kısmına bakacak olursak  Dixon,  Diebler , Batista, sezonun ilk başlarında Lyons, takımdaki serüveni kupayla başlayan  Jawad Williams ile devam eden bir yapı vardı. Dixon ve Diebler iki senedir Karşıyaka forması giydiklerinden Karşıyaka ruhunu sahaya yansıtıyorlardı. Lyons biraz disiplinsiz gözükse de sonradan  toparladı ancak Ufuk hoca onun yerine  Jawad ile devam etti. Jawad özellikle kupada kendisinden bekleneni verdi  diyebiliriz. Türk oyunculara bakarsak  Can Altıntığ Tofaş’da geçirdiği yıllardan sonra Karşıyaka’da parlamıştı. Canla başla mücadele eden bir oyuncu haline büründü. Tecrübeli oyuncu İnanç Koç (KAPTAN)  savunmasıyla, yeri geldiğinde  hücum katkısıyla KARŞIYAKA’YA değer katıyordu. Soner Şentürk bu sene  beklenenden fazla süre aldı diyebiliriz

Sahayı hızlı geçmesi  yeri geldiğinde iyi asistleriyle bu sene önemli işler yaptı diyebiliriz. Beşiktaş’tan gelen Barış Hersek Beşiktaş’ta çok süre almasa da Karşıyaka’nın Türk rotasyonunun değişilmez 4 numarasıydı.

Önemli olan dış şutu boyalı alandaki savaşçı ruhu Ufuk Hocanın değişilmez tercihi haline geliyordu.

Olin Edirne’den gelen Yunus Emre Sonsırma  şans verildiği anda bütün enerjisini sahaya yansıtıyordu  savaşan mücadele eden Yunus  bazı maçlarda önemli sayılar atıp sorumluluk alıyordu.

Mutlu Demir de  Galatasaray’da süre alamayan oyunculardan biriydi. Karşıyaka’da ise Batista’nın  yedeği olarak güven veriyordu.  Savaşçı ruhu, pota altındaki üstünlüğü KARŞIYAKA taraftarıyla  olan bağı ona değer katıyordu. Onur Kentli ve Mert Celep çok süre almasalar da oyuna girdiklerinde

işlerini yaptılar . Egemen Güven altyapıdan yetişen önemli genç yıldız ileriki senelerde büyük bir

geleceği olduğunu herkese gösterdi. Ufuk hoca  ona güvenerek önemli süreler verdi. Buraya kadar olan bölümde Türk oyuncuları kısaca değerlendirdim. Yazımın sonlarına doğru 3 silahşörleri (Dixon,Batista,Diebler) ve Jawad Williams dan da bahsedeceğim.

15 yaşımı  doldurmuş bir Karşıyakalı olarak  şu  ömrümde kupa gördüğüm söylenemez . Ama bu sezon benim için çok önemli bir sezondu. Alınan kupanın benim için ayrı bir önemi vardı. Karşıyaka’nın, şanlı kulübümüzün kupa kaldırması beni hayatımda görmediğim bir sevince  bürüdü. Anadolu Efes’le oynanan maçtan galip ayrılmıştık ve kupa gelmişti.

Ankara’da oynanan maçta Karşıyaka’dan Ankara’ya savaş varmışçasına akın akın yollara düşüldü. Herkes kupanın önemini çok iyi biliyordu. Kulüp tarihinde alınmamış kupa herkes için önemliydi. Maç son çeyreğe kadar kafa kafaya gitti . Son saniyelerde sihirbaz  Dixon ortaya çıkmıştı. Serbest atış çizgisine geldi. Soğukkanlı bir şekilde ilk atışını sayıya çevirdi, ikincisini bile bile kaçırdı . Fakat bu kaçırmanın önemi büyüktü kupanın KARŞIYAKAYA geldiğinin göstergesiydi. Sihirbaz gerekeni yaptı .Kaçan top pota altının savaşçısı (ESTEBAN BATİSTA )

tarafından havaya yollandı ve süre dolmuştu.  ŞAMPİYON KARŞIYAKAYDI. Kupa gelmişti sezonun büyük anlamı Karşıyakaya ulaştı ve coşkuyla kutlandı . Kupa son yılların en  büyük  başarısı olarak gösterilebilir.  Karşıyaka  play oflarda da gereken mücadelesini ortaya koydu. İlk turda rakip Anadolu Efes’ti.

Türkiye kupası finalinden birbirini iyi tanıyan iki takımın yolları yine kesişmişti. Kendisinden kat kat bütçeli bir takımdı Efes.  Ama bu KARŞIYAKANIN mücadelesini yıldıramazdı. İlk maçta  96-90 Efes galip gelmişti. İkinci maç KARŞIYAKA Arenada yoğun atmosferde oynandı. Karşıyaka zor bir maça çıkıyordu. Efes kazandığı takdirde play off yarı finaline çıkacaktı. Maç inişli çıkışlı tempoda geçse de  Barış ,Dixon,Batista,Diebler önderliğinde KARŞIYAKA  zor da olsa A.Efes’i tekrar İstanbul’a gönderdi maç kazanıldı (65-64). Bu maçla  ilgili bazı  noktalara değinmek isterim. Hakem Emin Moğulkoç ve yardımcılarının KARŞIYAKA’ya biraz saygı göstermelerini beklerdim. Zaten hakemlerin İstanbul takımlarına sempatileri var. Karşılarında mahalle takımı olmadığını koca çınar KARŞIYAKA olduğunu hatırlatırım. Anons yaptırmadan  hakem odasına kaçmaları seyircinin (seyirci demek yanlış olur gerçek taraftar)sinirini bozdu. Bu maçtan sonra verilen cezanın Karşıyaka ‘ya oynanan bir oyun olduğunu hepimiz biliyoruz. Seri son maça İstanbul’a taşındı. Yine yoğun şekilde taraftar  İstanbul’un yolunu tuttu. Bu maçta Esteban’ı iyi tuttuklarını söyleyebiliriz (9 sayıyla oynadı). Esteban her maçta savaşçı ruhunu ortaya koyan iyi bir pivot. Boyu pozisyonuna göre kısa olsa da fiziği ve oyun bilgisi değerini arttırıyor . Bu sezon Karşıyaka’yı taşıyan en önemli oyunculardan biriydi. Bu maçta Dixon çoğu maçta olduğu gibi çift hanelere ulaşmıştı. Onu sahada durdurmak zordu parmak uçlarında yürüyen koşan bir adamı kim durdurabilirdi ki? Kendine has atış şekli, yeri geldiğinde içeriye penetreleriyle fundementalı  çok iyi olan, sahada basmadık yer bırakmayan, yüreğiyle oynayan, boyunun  dezavantajını hiç göstermeyip avantaja çeviren DİXON her maç olduğu gibi bu maçta da savaşını ortaya koymuştu ve maç kazanılmıştı . KARŞIYAKA kendisinden kat kat fazla bütçeli EFESİ tatile çıkarmıştı ve play off yarı finaline çıkmayı başardı

Maçın ardından KARŞIYAKA İstanbul’da kalmıştı. Yoğun tempo devam ediyordu .

Yarı finaldeki rakip Fenerbahçe Ülker’di. Obradoviç’in takımı yıldız oyunculardan kuruluydu.

Bu serideki maçların aynı senaryoyla geçtiğini söyleyebiliriz. Karşıyaka maçı hep son çeyreğe kadar kafa kafaya tutup son çeyrekte tempoyu kaldıramayıp Fenere mağlup oluyordu. Bunda dar rotasyonun etkisi vardı. Serinin ilk macında Diebler ve Jawad’ ı değerlendirmek isterim. Diebler sezon boyunca şutör özelliğiyle takıma hep katkısı oldu. Çok iyi bir bileği olduğunu biliyoruz. Savaşmayı mücadeleyi seven bir oyuncun. Bunda Ufuk hocanın da büyük etkisi oldugunu düşünüyorum. Bu maçtan da 18 sayıyla çıktı. Jawad ise kupa macerasıyla başladığı sezonda önemli işler yaptı. Tecrübeli oyuncu dış şutu olan NBA görmüş bir isimdi. Takıma kısa zamanda uyum sağladı. Kazanılan kupada önemli katkılar vermişti  birleşik Amerikalı oyuncu. Serinin 2 .maçı aynı senaryoyla geçti.Seri 2-0 a geldi. Serinin 3.maçı KARŞIYAKA Arenadaydı.

Bu  maç Karşıyaka Arenada seyircisiz oynanacaktı. (bayanlar ve 12 yaş altı çocuklar)nedenini yazımın üst kısmında görebilirsiniz. Bu maçta bayan seyirciyi kutlamak isterim müthiş bir şekilde salonu doldurdular iyi destek verdiler . Maçta ilk 3 çeyrek yine  kafa kafaya geçti ve 4. Çeyrekte Karşıyaka direnemeyip sezonu bitirmişti. Karşıyaka’nın serüveni son bulmuştu. Kupayla taçlandırılan sezon herkesi memnun etmişti. Yarı finalde ise bütçenin artmasıyla final oynayacak bir takım yaratılabilir olduğunu görmüş olduk. Hedeflere  ulaşıldı diyebiliriz. Bu güzel sezonu yaratanlardan biri olan Ufuk Hocaya değinmemek olmaz. Takımı müthiş idare etti genç teknik adam. Oyuncularıyla olan diyalogları, aile ortamı oluşturması başarının geleceğinin habercisiydi. Sezon boyunca çalışıp KARŞIYAKAYI iyi  noktalara getirmeye çalıştı. Görevini de gerçekleştirdi. Geçen haftalarda Ufuk  hocayla yeni sezon için yeniden anlaşılması herkesi sevindirdi. İstikrar yolunda önemli bir adım daha atılmış oldu. Gelecek sezonda yeni kupalara, başarılara ulaşması dileğiyle….

Bize bu güzel sezonu yaşatan oyuncularımıza, teknik ekibe, şube yönetimine, Ufuk Sarıca’ya,   tüm KARŞIYAKA camiasına teşekkürlerimi sunarım .

Bu yaşımda(15) daha iyi sezonlar görmek  dileğiyle . NİCE ŞAMPİYONLUKLARA…

 

MEHMET BAYIK