K.S.K Ankara 1.Yaşını Kutluyor..

Herkese selamlar,

Resmi olarak 8 Eylül 2011 senesinde kurduğumuz KSK Ankara Altyapısı geçtiğimiz günlerde 1yaşını doldurdu. Bu vesileyle son durumumuz, yaptıklarımız ve bu sene yapmak istediklerimiz ile ilgili bilgiler vermek isterim.

Öncelikle, bizim Ankara’da başlattığımız çalışma Türkiye’de başka hiçbir kulübün gerçekleştirmediği bir çalışma. Evet, başka şehirlerde kendi isimlerini kullandırarak ‘spor okulu’ adı altında kurslar açtırtan kulüpler var. Ancak bu kulüplerin amacı bu farklı şehirlerdeki okullardan ufak paralar kazanmak. Bunun için isim haklarını satıyorlar ve o okullarda eğitim gören çocuklardan da sporcu falan çıkmıyor. Zaten onların değişik kentlerde (ve İzmir’de de) kurdukları yapılar gerçek birer altyapı değil, yarışmacı takımların olmadığı basit birer spor okulu.

Oysa bugün geldiğimiz noktada biz, İzmir’de zaten varolan altyapımızın yanında Karşıyaka’ya Ankara’da faaliyet gösteren bir ikinci altyapı sağlamaya çalışıyoruz. Yani amacımız buradan kulübe oyuncular, tribüne de yeni Karşıyakalılar kazandırmak.Şu an diyelim KSK basket takımına altyapımızdan yılda 1 oyuncu çıkıyorsa, biz Ankara’da bu yapıyı oturtunca, iki alt yapıdan yılda iki oyuncu çıkacak,hedefimiz bu. Voleybol için de durum elbette aynı. Tam da o nedenle, burada yarışmacı takımlar çıkarabilmek için, faaliyetlerimizi Karşıyaka Spor Kulübü Ankara Derneği resmi adı altında yürütüyoruz. Böyle bir ikili altyapı sistemini voleybolda Vakıfbank (İstanbul-Ankara) yapmıştı. Ancak hem basketbol hem voleybolda bunu yapan ilk ve tek spor kulübü sanırım biz oluyoruz.

Bu noktayı en başından bu şekilde planladığımızı söylemek zor. Fakat bizi bu projeyi büyütmeye ve bir spor okulundan çıkararak gerçek bir altyapı kurmaya yönlendiren başlıca üç faktör oldu. Birincisi ve en önemlisi ‘Karşıyaka’ adının ve KSK markasının gücü. Kutsal Topraklar’daki sizler farkında mısınız bilmiyorum ama, Türkiye’nin bir başka kentinde “Karşıyaka burada çalışmalara başlamış”söylentisi yayılınca, kentin tüm spor çevreleri kulak kabartıyor, ilgileniyor,arıyorlar. Veliler çocuklarını tutup getiriyor, “çocuğum Karşıyaka’da oynar mı,İzmir’e gider mi” diye sorular soruyorlar. Şehrin potansiyel vadeden önemli oyuncuları, hazır takımları ve iyi hocaları gelip kapınızda bekliyor.Dolayısıyla bu marka değeri ile yola çıkınca işi ‘spor okulu’ ile sınırlamak veya “yavaş yavaş gidelim” demek çok mümkün olmuyor. Karşıyaka’nın adı adeta sizi ileriye doğru itiyor. Bu KSK Ankara Altyapısı’nı bu ilk senesinde yükselten birinci faktördü.

İkinci olarak,buradaki faaliyetlerimizi hem maddi gücü, hem mesaisi ile neredeyse tek başına yürüten Vural abimizin, Vural Budak’ın adını anmam gerek. Vural abi hakikaten çok başka bir Karşıyakalı. Akşam 19’da Alsancak’ta oynanacak maç için bizi zorla ve hile ile saat 13’te evlerimizden alıp, maçtan 45 dakika önce kapalı tribünde yerimizi almamızı sağlayacak kadar çılgın bir Karşıyakalı. O, kendi işlerini ciddi derecede aksatmak pahasına Ankara’daki altyapı faaliyetlerinin hem başında duruyor, hem de en gündelik, en sıradan işlere koşturuyor. Şu kadarını söyleyeyim, uzun süre kulübe gelen telefonlara bile Vural abi baktı. İdmanların çoğunu izliyor, sporcuların okul sorunlarını çözüyor, ailevi sorunlarında o velilerle çocukların aralarını buluyor. Maddi olarak yaptığı özverileri burada yazmayayım ama çok çok ciddi destekler verdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Yaptıkları saymakla bitmez, hakkı ödenmez. Vural abimiz de attığımız her adımımızda“Karşıyaka’ya yakışan bir yapılanma olalım” diye düşünerek hareket ediyor ve bizi yönlendiriyor ki, bu da Ankara’daki faaliyetlerimizi yükselten ikinci faktör.

Üçüncü bir faktörise her kesimden, her yaştan, her görüşten Karşıyakalı’nın bize yaklaşımı. Camia olarak son elli yılın belki de en derin bölünmüşlüğünü, en çalkantılı sezonumuzu yaşıyoruz. Ama bütün bu bölünmüşlükler, fikir ayrılıkları,kırgınlıklar ve kızgınlıklar arasında, bize sahip çıkmayan yok gibi. Kimle konuşsak, kimden ricada bulunsak, herkes elinden gelen yardımı yapıyor. Dün farklı listelerden seçime giren büyüklerimiz bugün farklı kanallardan bize destek bulmak için birlikte koşturuyor. İsimlerinin anılmasını istemeyen işadamı abilerimizden nakit destekler alıyoruz, yöneticilerimiz bize maddi kaynak yaratmak üzere kombine kartlar gönderiyor, pek çok ağabeyimiz bize bir sponsor bulmak amacıyla kendi bağlantılarını kullanıyor… Açıkçası şu bölünmüşlük ortamında Karşıyakalıların ortak paydalarından bir tanesi haline gelmiş olmaktan dolayı da çok mutlu ve gururluyuz. Kongrede de Ankara’da ki faaliyetlerin bahsi geçtiğinde tüm salondan bir anda gelen alkışı ben şahsen hiç unutmadım. Bazen 5 saniyelik bir alkış insana onca ayın yorgunluğunu unutturabiliyormuş.  Bize maddi ve manevidestek olan herkese bu vesileyle AnKa ve KSK Ankara Altyapısı adına bir keredaha teşekkür ediyorum.

Sözü fazla uzatmayayım, işte bu üç faktör neticesinde, KSK Ankara projesi belki de bir sporokulu olarak doğup yavaş yavaş gerçek bir alt yapıya evrilecek iken, henüz ilk senesinde dört başı mamur bir altyapı olma yolunda beklenenden çok daha hızlı ve cüretkar adımlar attı. On iki aylık resmi faaliyetlerimiz ve sportif anlamda sadece on aydır devam eden çalışmalarımız sonucunda geldiğimiz yerin muazzam olduğunu düşünüyorum. Geçen sene yalnızca voleybolda yarışmalara katıldık ve iki Türkiye üçüncülüğü bir de Türkiye beşinciliği aldık. Ancak alt yapılarda alınan derecelerin aslında pek bir önemi yoktur. Önemli olan buradan A takımlara sporcu yetiştirmektir. İşte birinci yaşımızı doldurduğumuz bugünlerde, tam da bu sporcu yetiştirme faaliyetleri noktasında çok iyi birpozisyon aldığımızı düşünüyoruz.

Voleyboldan başlayarak mevcut durumumuzu anlatayım. Voleybol Ankara alt yapımızdan 3 sporcuyu bu sene yıldız milli takım kampına verdik. Bu sporculardan bir tanesi turnuvada da çok dikkat çekti ve bizzat İsmail hocamız da hakkında çok çok olumlu fikirler bildirdi. Bu sene bu kadroya önemli takviyeler geldi. En son kadromuza katılan bir kızımızdan bahsedeyim örnek olsun diye: 99 doğumlu ve 1,86 boyundakibu kızımız ailesi Ankara’ya yerleştiği için Eczacıbaşı’ndan ayrılmak durumunda kaldı. İstanbul kulübü kendisine burs+kalacak yer teklif etti, kabul etmeyincede Ankara’da iyi eğitim alabileceği bir spor kulübü olarak KSK Ankara Altyapısı’nı önerdi. 2000-2001 jenerasyonu ve minilerde de bu şekilde pek çok potansiyelli çocuğumuz var. Ayrıca Haziran ayında Türkiye Finallerinde aldığımız sonuçlardan beri Ankara’da voleybol anlamında ilgi gösterdiğimiz bir oyuncunun bizde oynamayı istememesi pek olası değil, gerçekten başkentin voleybolda hedef kulübü Karşıyaka. Dolayısıyla voleybol alt yapımızda genç-yıldız takımımızdan başlayarak,küçük ve miniklere kadar her yaş gurubumuz KSK A takımına gitme potansiyeli bulunan farklı sporcularla dolu. En geç iki sene sonrasında Ankara’nın voleybolda A takımımıza düzenli olarak oyuncu sağlayan bir fabrika olarak işlemeye başlayacağına inanıyorum.

Basketbol’a gelince, yakın zamanda Mustafa Mavili ile anlaşarak bir yeniden yapılanma gerçekleştirdik. Bu yeni soluk bize basketbolda da voleyboldaki ivmeyi yakalama şansı verdi. Basketbol’da Mustafa hocamızın elindeki genç takıma birkaç iyi takviye yaptık. Bu sene neredeyse tamamı 96’lı bir takımla hem gençler turnuvasına katılacağız ki rakipler ‘95 doğum ağırlıklı ve derece yapabilmek için kontenjandan ’94 doğumlu oynatıyorlar, hem de aynı 96’lı takımla bölgesel lige katılacağız. Ankara’da ilk üçü zorlamak istiyoruz. Ama bizim için esas önemli olan bu turnuvalarda veya bölgesel ligde sonuçlar almak değil. Sonuç odaklı düşünmek yerine yetiştiricilik odaklı düşünüyoruz. Bu takıma ‘ortalama’seviyede 94-95’li çocuklar almak yerine, ciddi potansiyeli olan 96’lıçocuklarımıza süre vereceğiz. Bu sene bizim basketbol’da demlenme senemiz. Elimizde KSK A takımına yükselebilecek potansiyeli vadeden güzel bir 96’lı kuşak var,onu dün Çankaya Üniversitesi ile yaptığımız hazırlık maçında gördük. Dün bizim 96’lı ekibimiz ilk hazırlık maçına yalnızca bir haftalık antrenmanın ardından, günde üç antrenman yorgunluğu, iki eksik ve bir hasta oyuncu ile çıktı. Rakip geçen seneden beri beraber oynayan, elinde 95 ağırlıklı ve hatta 94’lü oyuncular olan,takviyelerle güçlenmiş bir takımdı. Tüm maçı başa baş götürdük ve sadece 6 sayı ile verdik.

Maçtan daha önemlisi, size bu sene KSK Ankara olarak Karşıyaka’mıza kazandırdığımız oyunculardan bahsedeyim. Elimizde 1,90’lık bir guardımız var. Kulaç açıklığı 2,09 olan bir başka kardeşimiz var. Her iki sporcumuza da başka kulüpler %100 burs teklif ettikleri halde, hem kendileri hem de velileri “ileride Karşıyaka forması giymek istediklerini” belirterek bizi tercih ettiler. Birinci sporcumuz Ankara’da zaten bilinen, göze batan bir çocuk. İkincisi ise Karşıyakamızın listesinde olan, zaten almak ve yatırım yapmak istediğimiz bir sporcumuzmuş. İzmir’e getirmemiz mümkün olmamış ama, sonuçta Karşıyaka’dan kaçamadı! Hani baştademiştim ya Karşıyaka adı çok güçlü diye, işte Ankara’nın profesyonel liglerde yer alan kulüplerinin altyapıları bile, İzmir’den gelip Ankara’ya çıkarma yapan Karşıyaka alt yapısı kadar çekici olamıyor, oyuncular biz istediğimizde bizi tercih etmeye meylediyorlar. Bir başka genç kardeşimizi de örneğin Daçka’ya gitmek üzereyken aldık. Orada Daçka yöneticilerinin ilkeli tavrına da teşekkür etmek gerek. Çocuğun potansiyeli açısından bir bilgi olması için yazayım, bu çocuğa onlar %100 burs ve kalacak yer teklif etmişlerdi. 2,04’lük bu oğlan oldukça atletik, şutu da var. Takımda potansiyeli olan başka çocuklar da var ama yazı iyice uzamasın. Sözün özü, çalışmalarımızda bir aksama olmazsa bu 96 jenerasyonu bu sene sonunda kendisini belli edecek ve en geç önümüzdeki seneTürkiye finalleri görecek. 2014 senesinde de KSK A takımda, inşallah Egemen’in yanında Ankara menşeyli en az bir oyuncu da oynayacaktır. Dolayısıyla basketboldada 2014’ten itibaren her sene düzenli olarak KSK’ye oyuncu göndermeye başlamayı planlıyoruz.

Geldiğimiz noktanın özeti budur. Bu arada tabii Ankara’da Karşıyaka markasını da her geçen gün tanıtıyor, yükseltiyoruz.200 çocuk Karşıyaka formaları ve çantaları ile başkentin dört bir tarafından antrenmanlara geliyor. Giydirilmiş servisimiz haftanın yedi günü Ankara sokaklarında sporcularımızı taşıyor. Okullarımızın girişinde pankartlarımız var, evlere ve okullara KSK el ilanları dağıtılıyor. Ara ara ulusal gazetelerin Ankara eklerinde haberlerimiz geçiyor. Yani Karşıyakamızın adını da sürekli olarak duyuruyoruz.

Bu arada sporcularımızı gerçek birer Karşıyakalı olarak da yetiştirmeye gayret ediyoruz.Önümüzdeki hafta basketbol takımımız Ankara’ya özel bir turnuva için geldiğinde, basketçi çocuklarımızı sporcularımızla tanıştıracağız. Ekim ayında da aynısını Türkiye Kupası için gelen voleybolcularımızla yapacağız. Ayrıca basketbol ve voleybol takımlarımızı Çiğli’ye getirmek, hatta Göztepe maçına götürmek de istiyoruz.

Yaptıklarımızın özeti bu. Yazımın başında da dediğim gibi bir seneyi artık tamamladık. Sportif alanda tablomuzun parlak ve başarılı olduğunu söyleyebilirim. Ancak aynısını maddi anlamda söylemek zor. İşlerin planladığımızdan daha hızlı ve daha büyük ölçekte gelişmesi bizleri maddi olarak çok zorladı. Burada kurmakta olduğumuz sistem kulübümüz için çok çok iyi bir yatırım, geleceğimizin teminatı. Fakat kısa vadede, şu 1-2 sene ciddi sponsorlara, maddi desteklere bağımlıyız. O yüzden,bize irili ufaklı destek olmak, sponsorluk vermek, formalarımıza firma ismini yazmak, bağışta bulunmak, tavsiye vermek isteyen tüm büyüklerimize kapımız açık. Gerçekten şu süreçte bu destekler bize cansuyu gibi geliyor.İnşallah önümüzdeki sene, ikinci yaşımızda daha da güzel haberler verebiliriz sizlere.KSK Ankara alt yapısı adına bize maddi destek veren veya manevi olarak arkamızda duran herkese teşekkürler…

Doğancan Özsel

Bir Cevap Yazın